▬►Ronaldo ve Messi ile ilgili Herşey



... Cristian Ronaldo ...



Gerçek Adı: Cristiano Ronaldo dos Santos Aveiro
Doğum Tarihi: 5 Şubat 1985(Pazartesi)
Doğum Yeri: Funchal Portekiz
Boy: 184cm
En sevdiği film: The Sixth Sense
En sevdiği oyuncu: Angelina Jolie
Sevdiği renkler: Beyaz ve Kırmız
Uğurlu sayısı: 7
En sevdiği kola: Coca Cola
Saç Rengi :-
Göz Rengi: Açık Kahve / Kahverengi
Din : Hristiyan - Katolik
Anne Adı : Maria Dolores dos Santos Aveiro
Baba Adı : Jose Diniz Aveiro
Erkek kardeş : Hugo Aveiro
Kız kardeş : Elma Aveiro et Katia Aveiro
Amcası : Alex Aveiro
Kullanığı Cep Telefonu : Nokia 6230 - Siyah
Şu anda İngilterede Manchester United takımında oynamaktadır. Dünya kupasında yaşanan olaylardan sonra takımından ayrılmayı planlamaktadır. Ancak M.United onu bırakamaz ve de bırakmadı.

Cristiano Ronaldo M.United için David Beckham takımdan gittikten sonra David Beckham'ın yerini doldurmak için alınmıştır. Yerini doldurmak futbolsal anlamda değil bir süper star anlamındadır. Gerçekten de Cristiano Ronaldo dünyada en çok hayranı olan yıldız futbolculardandır.
Sporting Lisbon'dan Manchester United'a 12.24 Milyon Pound karşılığında ilginç bir şekilde transfer olmuştur;
Sporting Lisbon ve Manchster United takımları hazırlık maçı yaparlar. Bu maçta Sporting Lisbon forması giyen Cristiano Ronaldo Manchester United'a karşı devleşen futboluyla göz doldurmuş ve adeta tek başına oynayarak takımının kazanmasını sağlamıştır. Cristiano Ronaldo'yu çok beğenen Manchester United takımının Teknik direktörü Cristiano Rolando'yu transfer etmiştir.

Cristiano Ronaldo Manchester United takımının 7 numaralı formasını giymektedir. Ayrıca Manchester United'da forma giyen ilk portekizli oyuncu olarak tarihe geçmiştir. Manchester United forması ile ilk sezonunda Sir Matt Busby Yılın Futbolcusu ödülünü almıştır. 2002/2003 sezonunda 25 maçta forma giymiş ve 3 gol atmıştır. 2003/2004 sezonunda 39 maçta forma şansı bulmuş ve 8 gol atmıştır ayrıca FA Cup finalinde Milwall ile oynanan maçta forma giymiştir. Euro 2004 de yıldızı parlayan oyuncu Portekiz milli takımının vazgeçilmez ilk 11'i arasında bulunmaktadır.
Dünya kupası 2006'ya damgasını da vuran üncü futbolcu CR dünya kupasında ingiltereden takım arkadaşı Rooney ile yaşadığı olaylar İngiliz basında çok büyütülünce İngilterenden ayrılma aşamasına gelmiştir.

Onu diğerlerinden farklı kılan özelliği çok hızlı olması inanılmaz bilek hareketleri ve çalım yeteneğine sahip olmasıdır. Oynadığı oyun göze çok estetik gelmekte ve futbol izleyenlere ayrı bir zevk vermektedir.
C. Ronaldo brçok bilgisayar oyunda çok iyi puanlar almış bir oyuncudur. Bilgisayar oyunlarında Cristiano Ronaldoyu alan takımlar çok güçlü olmaktadır.
C. Ronaldo birçok sevgili değiştirmiştir. Sevgilileri arasında birçok top model manken tv sunucusu da vardır. Ayrıca sevgililerinden biri Türkiye'de çok iyi tanınan eski Galatasarylı futbolcu Jardel'in kız kardeşidir.
Cristiano Ronaldo çok hayırseverdir. Endenozya'da olan Tsunami sonunda evsiz kalan bir baba ve oğlununa bir ev almıştır. Ayrıca 11 yaşındaki bu çocuğun tüm masraflarını üstlenmiştir. Bu davranışıyla kendisine hayran olanların yüzünü kara çıkarmamıştır.

Cristiano Ronaldo adı nereden gelmektedir?
C. Ronaldo'nun babası eski Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olan Ronald Reagan'ı çok sevmekteydi. Bu yüzden onun adını kendi oğluna koymuştur. Cristiano ronaldo babasını çok sevmekteydi. Ancak babasını 2005 yılının sonlarında kaybetti.



Benim kişisel yorumum ise :)

Messi yaşadıkça ; Ronaldo çıldıracak :)

Şampiyonlar Ligi Finali bize dünyanın en iyisini göstermedi mi ?










...Lionel Messi...

Hani derler ya... İbretlik... Evet evet tam olarak öyle... İbretlik...!


Ariel Ortega, Marcello Gallardo, Javier Saviola gibi birçok ismi basın Maradona’nın veliahtı olarak atamıştı.


Gelin görün ki hepsi yanıldılar.


Müzeden çıkarılıp alınan efsane 10 numaralı formayı Maradona’dan sonra ilk kez giyme unvanına erişen Ariel Ortega kayboldu, Gallardo söndü, Saviola da bekleneni veremedi.

Fakat yeni birisi çıktı ortaya; Ufak tefekti, çelimsizdi, çocuktu…

Lionel Messi’den bahsediyoruz.

Basının değil bizzat Maradona’nın veliaht ilan ettiği kişiden.

Klas hareketlerini izliyoruz, Nou Camp’da estirdiği rüzgardan nasibimizi alıyoruz.

Fakat sanırım ders almamız gereken hikayesini ya bilmiyoruz ya da es geçiyoruz. İşte Messi, işte dert, işte keder ve işte başarı…

Eğer onu Barcelona’nın Arjantin’den bulup çıkardığı ve İspanya’ya getirdiği biri sanıyorsanız, bir masal kahramanı gibi görüyorsanız maalesef yanılıyorsunuz.

Messi ailesi çok fakirdi ve biricik oğulları Lionel hastaydı. Tedavisi ve bakımı için uzman doktorlar gerekiyordu ve dolayısıyla da para. Bu parayı Arjantin’de kazanabilmek onlar için neredeyse imkansızdı. Tek yol İspanya’ya uzanıyordu. Messi’nin hormonal sorunları vardı. Ergenlik döneminde diğer yaşıtlarının aksine gelişemiyordu, büyüyemiyordu. Ama bu hastalık onun futbol oynamasına engel teşkil etmiyordu.

5 yaşında futbola başladığı ilk kulüp olan Grandoli’de oynadığı futbol dilden dile yayılmıştı. Yeni bir yıldız doğuyordu.

Newells Old Boys onu kadrosuna katmakta gecikmedi. Her Arjantinli efsanenin olduğu gibi onun da yolunun River Plate veya Boca Juniors’tan geçmesi gerekiyordu.

River onu buldu ve denemelere çıkardı. Ama vakit gelmişti. Bir an önce İspanya’ya gitmeli ve tedavi olmalıydı. Böyle bir zamanda futbolu arka plana itmesi gerekiyordu ve öyle de oldu.

Messi 13 yaşında İspanya’ya gitti. Tedavi olurken futbolu da ihmal etmedi. İspanya’da çeşitli alt yapılarda kendini geliştirdi, şansını denedi.

Bu arada Katalan ekibi Barcelona’nın scoutları (yetenek avcıları) boş durmuyordu. Her zaman ilk önce Messi’nin ismi söylendi onlara.

Ve beklenen gelişme oldu Messi Barça’ya geldi. Rezerv Lig’de boy gösterdi. Ancak Messi yetenekleri ile bu lige büyük geldi.

Rijkaard’a onun A takıma alınması için rica edildi. Hollandalı teknik adam önceleri bu düşünceye olumsuz baktı. Rijkaard'a göre onun daha zamana ihtiyacı vardı. 2 -3 hafta geçti ve 18 yaşındayken Barca’nın A takımına alındı. La Liga, Nou Camp onun için bir rüyaydı. Porto ile oynanan hazırlık karşılaşmasında oynayan Messi’ye bizler gibi İspanyollar da yabancıydı. Kimse bilmiyordu hünerlerini… Arjantinli ilk çıktığı Lig maçında oyuna yedek başlamış ve girer girmez topu ağlara göndermişti. Bu, onun efsane Barcelona tarihine adını yazdırmasına yetiyordu. Henüz 17 yaşından 10 ay 7 gün almıştı. Bunun yanında da bir unvan. Barcelona tarihinde gol atan en genç futbolcu…Artık daha çok çalışması gerekiyor daha fazla özveride bulunması gerekiyordu. Uluslararası arenada da kendini tanıtabilmesi için U-20 yaş altı milli takımı onun için büyük bir şanstı. Yaptı gösterisini, ekranları başında izleyen bizleri şaşırttı, ağzımızı açık bıraktı. Şampiyonada hem gol kralı oldu hem de en değerli oyuncu seçildi. Gerisini anlatmama gerek yok sanırım. Her hafta onu izliyoruz.

Onun hayatında her şey yolunda.

Tek bir düşüncesi kaldı o da sorumluluk. Maradona’nın veliahtı olmak, hem de bu sözü ondan duymak tabii ki Messi’de baskı oluşturabilir.

O da olsun artık…

0 yorum

Yorum Gönder